bir alevdin içimde yakıpta kavuran yağmur oldun gözümde hiç durmadan yağan filizlenmiş yüreğim açmadan solduran can dostum yüreğimi yanlış anladın fikrimin ince gülü yanlış anladın....
ben seni şarkılarla sevmiştim, her nota gül olurdu solmayan baharlara. seni sırılsıklam, kırkikindi yağmurları kadar duru, bengisu kadar eşsiz, sabır çiçekleri gibi hoş kokulu sevmiştim....
sevince ebediyen sevecekmiş gibi sever insan. Sevdiğini, hiç ölmeyecekmiş farzedip öyle sever. Sınırlı bir zamanda sevmek, ölünceye kadar sevmek insan kalbinin işi değildir. Ölümlü dünyada...
Aşık olacaksın,bitecek;bir daha sevemem sanacaksın ama yine seveceksin. Bir daha seveceksin.. Eskiden kalan bütün masallara şaşıracaksın,şarkılara inancın kırılacak,hiç yaşanmamış,yaşanması imkansız yalanlarla kandırıldığını düşüneceksin.Sertleşecek,hırcınlaşacaksın. Mutsuzluğunun öfkesini çıkaracaksın...
Ismarlama aşklara tahammülüm yok artık Ya adam gibi yada çekgit Bi gülüş bi sarılışsa tek verebildiğin istemez Tutku isterim ve delice sevmek.. Bir çoştumu durdurak bilmez bu yürek Yüreğini...
Apansız uyanırsam gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum... Bir sabah gün doğarken...
Bir gece gözümü bir damla uyku tutmadı.Pervane'nin Mum'la konuşmasını dinledim. Şöyle diyordu Pervane,ateşten sevgilisine;''Aşık olan benim,yanmak bana yakışır.Ağlayıp sızlayan ben olmalıyım.Peki sen niçin ağlıyorsun?''Mum,''Benim zavallı...
Herkes gidiyor,şehir kalıyor... Şehirden sevgililer geçiyor.. Şehirden sevip kaçanlar,şehirden sevmekten korkanlar geçiyor... Şehir aşk eşkiyaları tanıyor;tüccarlar,üçkağıtçılar,aldananlar,aldatanlar,cesurlar ve suskunlar görüyor... Sonunda... Beyaz bir gecede hayal kırıklıklarıyla dolu eteğini toplamış çıplak ayak...
Sevmeyi bilmeyene bilmeyi sevmek ne ki?" diye soruyor İskender Pala.* Ne kadar haklı! Ormanın nerede olduğu bildiğin halde, ormana yürüyecek heyecanın yoksa, vurdumduymazlığın kor ateşlerinde...